https://www.somakaraelmas.com/modern-pazaryeri-projesi-hazirlaniyor.html
https://www.somakaraelmas.com/istanbul-sozlesmesi-kirmizi-cizgimizdir.html
https://www.somakaraelmas.com/cinayet-degil-vahsettttttt.html
https://www.somakaraelmas.com/kadin-toplumun-temelidir.html
https://www.somakaraelmas.com/girisimcilikte-kadin-gucu-fuari.html
https://www.somakaraelmas.com/ilk-kadin-muhtara-ziyaret.html
https://www.somakaraelmas.com/200-kadin-kahvaltida-bulustu.html
https://www.somakaraelmas.com/kadin-kollarinda-emel-ozdemir-donemi.html
https://www.somakaraelmas.com/esnaf-odasindan-kadin-uyelere-ziyaret.html
https://www.somakaraelmas.com/siddetsiz-bir-toplum-adalet-esitlik-ve-baris-icin-diren-kadin.html
https://www.somakaraelmas.com/kadin-dogum-uzmanimiz-gecici-gorevle-geliyor.html
https://www.somakaraelmas.com/kadin-isciler-topraga-verildi.html
https://www.somakaraelmas.com/somali-kadinlar-ciftciler-gununu-kutlandi.html
https://www.somakaraelmas.com/kesk-kadinlar-gununu-kutladi.html
https://www.somakaraelmas.com/kadinlar-sozlesmeye-sahip-cikiyor.html

Soma Karaelmas Gazetesi

Bugünün Tekrarı Yokkk!

Bugünün Tekrarı Yokkk!
944 views
25 Ekim 2016 - 8:32

Selam ve Dualarımı sizlere sunarken ,hepinize güzel bir hafta geçirmeniz dileklerim ile beni bugünlere taşıyan ve sosyal medyadan  takip ederek arzu ettiğimiz yere  getiren, destek veren sevgili can dostlarıma ,halen geçmiş olsun diyerek, kazayı  duymayan, moral veren can dostlarıma gönülden teşekkürü borç biliyorum.

Sevgili Dostlarım, eskiden atalarımızın söylediği güzel bir laf vardı, bugün gibi hatırlarım “İnsanlar sağlığı elden gittikten sonra, sağlık ne demekmiş öğreniyorlar” derlerdi, gerçekten bazen önceki geçtiğim yollardan yürürken sanki daha önceleri oraları defalarca kez arşınlayan ben değilmişim gibi inanansım gelmiyor, ama kabul edilebilir bir gerçeği de  bugünkü halimize razı gelmemizdir.

Hepimiz yıllarca,  bir şeyler yapma, inşa etme,çocuk okutma, evlendirme, torun bakacağım derken klasik süreci takip etmekten vazgeçmeyiz. Bugün Sosyal medyadaki  resimlere bir bakın çoğunun torunu ile çekilmiş resimlerini profil olarak ayarlamışlardır, işte bizdeki aile sistemi anlayışı böyle, dünyaya getirelim, büyütelim,okutalım,evlendirelim ve eski çağ,ortaçağ,yeni çağ yakın çağ misali kategorilere ayıralım ve zamana ayak uyduralım. Böyle bir anlayış düzeni bugün Avrupa’nın hiçbir yerinde yok, siz Avrupada torununu bekleyen, otobüse bindiren, parka götüren bir insan gördünüz mü ? ben bugüne kadar görmedim. Bu sadece bize mahsus ve bize özge bir şey, laf başı gelir sorarsan yapmazsam olmaz, evladıma karşı içim dayanmaz vs. vs bir çok sığınmacı laflarla aslında istemediğimiz  lafların arkasına bahaneler yaratarak kendi kendimizi mahkum eder, başımıza gelen en ufak bir rahatsızlıkta başlarız keşkeeeeeeee şöyle yaşasaydım, keşkeeeee ne bileyim şuradaki şehri görebilseydim diyerek hayıflanmaya başlarız, hep söylerim, hep söylerim bu filmi bir dakika öne çeken bir zaman makinesi icat edilmedi, edilmeyecekte sadece yaşadığınız  iyi veya kötü günler kadar mizanını vicdanımıza göre kendimiz değerlendireceğiz.

Lütfennnn ısrarla söylüyorum ki, içinde bulunduğumuz hayat ötelemeye gelmez, kimse bir kez daha ışınlanarak tekrar yaşamayacak, hayattan memnun kalmayanlar için özel istekle tekrar yaşanma şansı bu güne kadar görülmediği gibi bundan sonrada görülmeyecek.Hayatta ertelediğimiz sadece zaman değil,yaşayamadığımız, arzu ettiğimiz, hayalini kurduğumuz, yaşam felsefemizin yok oluşu ve kendi kendimizin hayatını  sarmal bulmaca haline getirerek sağlığımızı kendi ellerimiz ile doktorlara teslim ettiğimiz en acı kaçınılmaz bir gündür.Bu gerçeklerden kaçmak , insanın yaşamış olduğu hayatın nefesini kendi elleri ile kesmesi demektir, zira yaşadığımız bugünün  son gün olmadığının garantisini kimse veremez, zaman kısıtlı ve hayat hızla devir daim ediyor. Eğer yaşadığın hayattan bugün için zevk alıyor, başınızı omzuna dayadığınız sıcacık bir yer varsa,sofraya konan soğan ekmek de olsa onun tadı ve lezzeti size huzur veriyor,akşam rahat nefes alp, sabah mutlu kalkabiliyorsan  bugünün tekrarı olmasının hiçbir mahsuru yoktur.Umarsızca takılıp kalmayın çoluk çocuk hesaplarına, elbette çocuklar bizim her şeyimiz ama,yeryüzünde rabbimin can verdiği insanlara rabbim ana karnına düştüğü günden itibaren onun rızkından,nasibinde ne olacağın kadar her şeyi etiketleyip gönderiyor.Bizler sadece aracıyız, kaderi değiştirmek hiçbirimizin eli,nde değil, siz ne derseniz deyin, herkes nasibinde ve kısmetinde ne yazılmışsa onu yaşar. Hiçbir şeye takılıp kalmayın, takılı kalmaya devam edersen, dün,bugün,yarın hep karanlıklar içinde kalarak, kendi yaşamının sağlığını hiçe sayıp, kendi sonunuz kendi ellerinizle hazırlamayın.Hayat mizansen ise biz oyuncularıyız, yaşadığın  hayata değil yaşamak istediğin hayata katılarak, ertelemelerden, ötelemelerden vazgeçerek  ruhunu ve kalbini maskeleyerek yaşamaya çalışma, ne kendini kandır, ne gönlünü uyut, nede ruhunu çifte perdeli yapma,iyi izler bırak yaşamında,belki bunları yaşarken ve bu kararları alırken  alışılmış olduğun hayattan kopmak için mücadele edeceksin, yorgun düşeceksin ama sen  ve hayatın kazanacaksın.Amacın mutlu etmek kadar kendinin de mutlu olmak olsun. Sen kazandığın zaman geçmişe dönüp baktığında neler kaybettiğini gördükçe isyan edeceksin ama önünde hissettiğin güzel hayat geçmişe bakmaya gerek bırakmayacak. Bugünlük ertelenerek kapanan her perde unutmayın ki yarın tekrar aynı sahne ile daha çok katlanmış acı ile sahneye konulacaktır.

Gelecek hafta görüşünceye dek, hepinize güzel ve sağlıklı bir yaşam, güzelliklerle dolu sıcacık bir hayat diliyorum,Allaha emanet olun.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

error: Content is protected !!