Soma Karaelmas Gazetesi

Kuraklığa Doğrumu Gidiyoruz?

Kuraklığa Doğrumu Gidiyoruz?
1.124 views
07 Ocak 2014 - 7:20

Selam ve sevgilerin en güzelinin siz değerli dostlarımın olması dileği ile hepinize güzel bir hafta geçirmeniz dileklerimle sizlere bu hafta aynı satır ve sütunlardan yazmanın heyecanı ile merhabalar diyorum.
Sevgili dostlar, değerli okurlarım malum hafta sonları biz çalışanlar için sabahları biraz tv, biraz dinlenme, biraz tembellik ne derseniz deyin derken  kanalların birinde çıkan meteoroloji mühendisinin yaptığı konuşma” Türkiye Kuraklığa doğru hızla yol alıyor “ bende şok etkisi yaratırken bütün keyfim kaçtı. Aslında çok da birdenbire ortaya çıkmış bir konu olmasa da bazen insanın yüzüne vurulan “acı gerçekler” olurya maalesef bende aynısını bire bir bu hafta yaşadım ve halen o konuşmalar kafamda çınlıyor.
Eğer imkanım ve şartlar müsait olsa idi bu konuşmayı herkesi ekran başına toplayarak izlemeye mecbur edercesine o gün bütün tv kanallarında sadece bu konuyu ve gerçeklerini  vatandaşlarımıza dinletir, sonlarının ne olacağını şimdiden görmesini sağlardım. Ülkemizdeki il veya ilçeleri besleyen su  barajlarındaki görüntülerin ve kuraklıklarının görüntüleri maalesef gelecek adına hiç de hoş gözükmüyordu.
Sevgili dostlarım, gerçekler her zaman için acıdır. Ülkemizde yapılan çarpık yapılaşmalar, ağaçların ve ormanların hızla yok edilmesi, gen değişikliği ve ekosistemin hızla yok edilmesi, yanlış tarım politikası, canlı sayısında ve türlerdeki yok olmalar veya azalmalar, köyden kente göçmeler aslında hepsi de kuraklığın ayrı ayrı sebeplerinden birisi, olmakla beraber her geçen gün tehlikesi gün ve gün artan küresel ısınma, sera gazlarındaki artışlar ne yazık ki insan odaklı olan bu hatalar yaşam alanlarını yok ettiği gibi, su kaynaklarının da hızla yok olmasına sebep olmaktadır. Ne yazıktır ki önceden lokal olan kuraklık hızla iklim değişikliği nedeni ile bölgesel olmaya başlamıştır. Bakın çok önemli bir konu daha ,” İngiltere Meteoroloji Dairesi’nin raporuna göre Türkiye 2100 yılında susuz kalabilir.  Durban’daki iklim zirvesinde açıklanan raporda Türkiye 1960’dan bu yana sürekli ısınan 24 ülke arasında yer aldı.  Isınma bu şekliyle devam ederse, tüm Akdeniz ve Ortadoğu’yla birlikte Türkiye’de de yağış miktarları düşecek, özellikle güneyde azalma yüzde 20’lere çıkacak, Türkiye’nin tahıl üretimi ciddi miktarda düşecek.  “ bunun sonucunun ne olacağını şimdiden düşünmek bile korkutucu gelmektedir. Ülkemiz her ne kadar yarı kurak bir iklime sahipmiş gibi gözükse de,  aslında tam bir kuraklık yaşıyoruz. “Yılda kişi başına 8 bin metre küp kullanılabilir su düşen ülkeler su zengini sayılıyor. Biz bunun çok uzağındayız. Türkiye’de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1500 metre küptür. ‘Su sıkıntısı çeken ülkeler’ sınıfındayız! Zaten 1000 metre küpün altına düşünce ‘kurak’ ülke oluyorsunuz! Etiyopya gibi! Buna rağmen meselâ İsrail’deki ‘suyu tasarruflu kullanma alışkanlığı’ bizde yok!

Sevgili dostlar, Eskiden 10-12 senede bir kurak bir mevsim olurdu. Şimdi bu 5-6 senede bir olmaya başladı. Bakın bir çoğumuz hatırlayabilir 2008 yılında yaşanılan bir kuraklıkta hepimiz çok sıkıntı çekmiştik, hatta çok iyi hatırlıyorum domatesin kilosu o yaz  iki tl nin altına hiç düşmemişti, bu kuraklığın faturasını çekecek olan bizleriz.Kuraklık sonunda artacak gıda fiyatları hepimizi etkileyecektir, ama özellikle dar kesim ve düşük gelirli insanlarımızı daha çok etkileyecektir. Hangi birimiz böyle bir geleceğe sahip olmak ister veya böyle bir ortamda yaşamak ister tabii ki hiç birimiz deriz. Ben şahsen kendi adıma giderek artan  insan popülasyonun sürdürülebilirliliğinden kaygı duymaktayım.  “Yeterli su garantisine yalnızca yüksek enlemlere çıktıkça sahip olabileceğiz” diye konuşan NASA’da görevli James Lovelock, “Bu bölgede her şey çıldırmış gibi gelişecek. İşte yaşam yalnızca burada barınacak. Dünya’nın geriye kalanı birkaç vahanın bulunduğu koskoca bir çöl olacak” diyor. “
Burada hepimize bir çok görevler düşüyor, hiç birimiz benim kullandığım sudan ne olur demeyin, suladığım bahçeden ne çıkar demeyin, toprağıma attığım ilaçtan ne çıkar demeyin, lütfen herkes elini kafasının arasına alarak karanlık bir dünyada aç susuz olarak ölmek istemiyorsa hepimiz üzerimize düşen görevleri yapmakla beraber, gelecek yılların planlanmasının şimdiden en iyi şekilde yapılarak bu gidişata dur demek için acil eylem planlarını devreye almalıyız.
Gelecek hafta görüşünceye dek, hepinize sağlık, sıhhat ve mutluluk dolu bir hafta diler, saygılar, sevgiler sunarım, Allaha emanet olun.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

error: Content is protected !!