Soma Karaelmas Gazetesi

Kırık Kalpler Durağı !

Kırık Kalpler Durağı !
1.008 views
04 Haziran 2014 - 6:26

Selam ve sevgilerin en güzelinin siz değerli dostlarımın ve güzide okuyucularımın olması dileği ile hepinize güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileklerim ile sizlere seslenmek istiyorum.
Geçtiğimiz hafta içinde içimizdeki madenci şehitlerimizin acısı gün ve gün artarak sürerken, bir acı haberde Karaelmas gazetemizin değerli reklam sorumlusu Atakan Atak kardeşimin ölüm olayı ile adeta yıkıldım.Her acı sonda söylediğimiz gibi sözün son noktasına gelince söyleyecek kelimeler bulamıyoruz, sadece taziye ve baş sağlığı dileklerimizi belirterek hayata alışmaya çalışıyoruz. Genç yaşta aramızdan ayrılarak sevenlerini yalnız bırakan ve bizleri derin üzüntü içerisine sürükleyen bu istemediğimiz ölüm olayında en çok ailesini ve sevenlerini yalnız bırakarak hayali sükuta uğratan Atakan’ımıza başta ailesi olmak üzere basın dünyamıza, sevenlerine, arkadaşlarına, dostlarına sabırlar niyaz ediyorum, rabbim onu inşallah sevenlerine bağışlasın.
Gelelim “ Kırık Kalpler durağına” çok sevdiğim değerli sanatçımız Candan Erçetin’in bu güzel şarkısını bir çoğumuz bilir,..
Kırık kalpler durağında inecek var
Yüreğindeki dertleri dökecek var
Doldurun kadehleri içelim beraber
Yılların yorgunluğu geçene kadar

Sevgili dostlarım, bu hafta İstanbul dönüşü topçularda vapura bindikten sonra bu şarkıyı kendi kendime o kadar çok irdeledim ki anlatamam, bazı şarkı sözlerini defalarca dinlediğiniz zaman sadece müzik olarak algılıyorsunuz, bazense aynı şarkı hiç olmadık bir anda anlam yüklü kelimelerle koca bir dağ olup volkan gibi beyninizde patlatıyorsunuz. Kendime şu soruyu sordum kaç defa kalp kırdım, kaç defa kalbim kırıldı, diye düşündüm ama sonucunu bulamadım. Kırmak ve üzmek saniyeler sürecek bir andır ancak toplamak ise ömür boyu içinden silinmeyecek acılarla doludur, onarılması mümkünümüdür maalesef ki hayırdır. Düşünülmeden ağızdan çıkacak bir kelime insana yaşam boyu yaralar açan ve unutulamayacak izler bırakan dil yarasını bırakır. Ağızdan düşünülmeden çıkan kelimeler başka bir ortamda ben her hangi bir insana gideyim, bazı kelimeler söyleyeyim diye düşünülerek planlı şekilde yapılmaya çalışılsa inanıyorum ki yapamazsınız, çünkü telafisi olmayan bir sözcüğün bıraktığı izleri düşünürseniz bunu yapmanızı asla istemeyeceksiniz. Gerçi bunu alışkanlık haline getirenler veya dilinin kemiğinin olmadığını bilenler için kırmak, üzmek çokta önemli değildir .Bunlar diline hakim olmasını bilmeyenler için bir nevi stres atma veya, deşarj olmadır. Kırdıkları kalbin acısı ve gözlerden süzülen yaşları görmemezlikten gelip , hayatın normal akışına devam ederler, dillerindeki akrep ve yılan zehri nasıl olsa atılmıştır. İnsanoğlunun yüreği camdan bir vazo gibidir, düşürdüğünüz vazoyu yapıştırsanız ve içine su koyarak tekrar çiçek yerleştirseniz sanırım suları akar gider değil mi ?
Kalp kırmak konusunda bir babanın oğluna kalp kırmaması gerektiğini öğrettiği bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum,
“Babası çocuğuna bir torba çivi verir ve ona sabrını her kaybettiğinde kapağın arkasına bir çivi çakmasını söyler.
Haftalar ilerledikçe çocuk kendini kontrol etmeyi öğrenir ve daha az çivi çakmaya başlar. Daha sonra, kendini kontrol etmenin kapağa çivi çakmaktan daha kolay olduğunun farkına varır. Hiç çivi çakmadığı ilk günün sonunda durumu babasına bildirir. Bu defa baba, oğluna kendini kontrol ettiği her günün sonunda bir çivi sökmesini söyler. Günler geçer ve en son çivi söküldüğünde çocuk yine babasına haber verir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

error: Content is protected !!