Soma Karaelmas Gazetesi

Kendini Kendin Ol

Kendini Kendin Ol
913 views
17 Eylül 2013 - 7:41

KAMIŞ SES VERİNCE, NEY OLDUM SANIR…
İP GERİLİNCE,YAY OLDUM SANIR..
SARAYDA OTURMAKLA, PADİŞAH OLMAZ KİŞİ..
APTAL ATA BİNİNCE, BEY OLDUM SANIR..
ŞALGAM AŞA GİRİNCE YAĞ OLDUM SANIR
Sonradan görmüş kişi, bellolur sohbetinden,Yenmez karganın leşi, yırtılsa da etinden Selam ve Sevgilerin en güzelinin siz değerli gönül dostlarımın olması dileği ile hepinize güzel bir hafta geçirmenizi dilerken, okullarına yeni başlayan kardeşlerimize güzel bir eğitim öğretim sezonu geçirmesini gönülden temenni ediyor hepsinin Allah yar ve yardımcısı olsun inşallah.
Sevgili dostlarım bu haftaki yazımızı güzel bir özlü sözlüğün ilk dörtlüğü ile sizlere Merhaba demek istedim.Yine  geçenlerde yazdığım bir konu hakkında alınarak bana sitem olan dostlarımı her ne kadar unutmadım ise de, bu haftaki yazımızda aynı şekilde algılayarak kendi üzerlerine alan arkadaşlarımız olabilir olacaktır da  ama biz kimsenin aleti ruhiye sine göre yazı yazma lüksümüz elbette ki sahip değiliz.  Bizler burada o gün kafamıza yatan , aklımıza düşen konuyu işler geçeriz daha doğrusu ortaya sereriz, kim bundan pay almak isterse ve üzerine alınırsa da bundan da esef, üzüntü duymayız.
Hayat hepimiz için sonsuz bir koşturmacadır, ben bu koşuşturmaya kendi gözümde “Tiyatro” olarak görür ve kabul ederim, çünkü sabah katlığım andan itibaren bürünmek zorunda kaldığımız role girerek rutin işlere başlar rolümüze belirli epiklerle girer, tiyatroya başlarız taaa ne zamana kadar akşam gözümüzü yatıp kapatana kadar bu oyunumuz devam eder, tiyatro gözü ile de Sahne kapanır, oyun sona ermiştir, sinema gözü ile de düşünürsek “ The End” olmuştur.   Bazen bu sahne içinde üstlendiğimiz rol ve epikler hoşumuza gitse de gitmese de , gerçek kimliliğimize bürünerek dışarıdan kendimiz seyrettiğimiz zaman bazılarının hoşuna gidebilir, bazılarının ise hoşuna gitmeyebilir.
Aslında bu hafta Soma’daki festival ile ilgili düşüncelerimi yazacaktım fakat sosyal paylaşım sitesinden bir arkadaşımın yukarıda yazdığım özlü sözlerin dörtlüğünü okuyunca çok hoşuma giderek değiştirmek lüzumunu hissettim.  Yine bu sayfalardan aldığımı güzel bir söz daha ,
Yükselirken kırarak çıkarsan, düşerken tutunacak dal bulamazsın.” Ben bu yazıyı ilk defa okudum gerçekten çok da hoşuma gitti.  Buradaki temel düşünce sanırım : Boş yere kasılmanın «böbürlen¬menin» yersizliğini, insanları  küçümsememeyi, ifade emektedir. Rahmetli annem her sözünün başında “ Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var” derdi. Ben tabii o zamanlar çocuk olduğum için rahmetlinin laflarını annem yine kendi kendine bir şeyler uydurmaya başladı diye düşünürdüm. Sonraki yıllarda hayatın gerçekleri yavaş yavaş işlemeye başlayınca bunun ne demek istediğini çok daha iyi anlamaya başladım, Rabbime  şükürler olsun ki hiçbir zamanda  böyle bir hatanın içine düşmedim.
Sevgili dostlar, değerli kardeşlerim tabii ki özümüz, sözümüz, yazımız sohbet, ama hayatın bir çok alanında karşılaştığımız sorunları da buralarda yazamazsak hiçbir şeyin anlamı kalmıyor. Geçenlerde Soma basınında yer alan haberlerin bazılarında Hastanelerdeki  ve okullardaki şikayetlerden sızlanmalar vardı. Hatta bu şikayetlerden birkaç tanesinin Milli eğitim ile ilgili olanlarından bana da gelmişti, yaptığımız şifahi görüşmeler ile nedenlerini ve gerçeklik paylarını öğrendik, eğer bu rahatsızlıkların devamı sürerse burada kamuoyu ile paylaşarak halkımızı bilgilendiririz derken bu konuya da girmemizin nedeni bazı çalışanların vatandaşlara kibarca davranması ve yardımcı olması gerekirken, kendini “Bey” oldum sandığı metodu ile hareket eden çalışanların zordaki insanlara yardımcı olması gerekirken hal ve hareketleri ile bu güzide mekanlarımızdan soğutmakta hatta nefret duygularının kabarmasına sebep olmaktadırlar, daha doğrusu bir kişinin yaptığını tüm o kurumun çalışanlarına mal edebilmektedirler. Diğer bir ifade ile yukarıdaki  yazdığımız  dörtlük de Ata bi¬nince kendisini bey sanan aptal, yağ ile uzaktan yalandan bir ilgisi olmadığı halde yemeğe konulun¬ca kendisini yağ sanan şalgama benzetilenlerdir.Onun için sevgili dostlar misafir olduğumuz fani dünya içerisinde hepimiz bizlere verilen görev ve yetki çerçeveleri, hiyerarşi düzeni içerisinde  görevlerimiz layıkıyla yaparak, makam ve mevkiimiz ne olursa olsun insanlara eşit mesafede uzanarak yardımcı olmaya çalışmak en büyük zenginliğimiz olacaktır. Yeteneklerimize ve bilgimize uyan bir gelişim çizgisini takip ederek , geldiğimiz yerleri unutmamamız lazımdır. Her şeyden önce üzerimize aldığımız görevin gereklerini yerine getirip getiremeyeceğimizi bilme¬li, yersiz ve boşuna övünmelerden kaçınmalıyız.
Yazımızı Hz Mevlanalın güzel bir sözü ile bu haftaki yazımız noktalayalım,
‘Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok’ du.
Gelecek hafta görüşünceye dek şen ve esen kalın, sağlık ile kalın, dua ile kalın inşallah.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

error: Content is protected !!