https://www.somakaraelmas.com/modern-pazaryeri-projesi-hazirlaniyor.html
https://www.somakaraelmas.com/istanbul-sozlesmesi-kirmizi-cizgimizdir.html
https://www.somakaraelmas.com/cinayet-degil-vahsettttttt.html
https://www.somakaraelmas.com/kadin-toplumun-temelidir.html
https://www.somakaraelmas.com/girisimcilikte-kadin-gucu-fuari.html
https://www.somakaraelmas.com/ilk-kadin-muhtara-ziyaret.html
https://www.somakaraelmas.com/200-kadin-kahvaltida-bulustu.html
https://www.somakaraelmas.com/kadin-kollarinda-emel-ozdemir-donemi.html
https://www.somakaraelmas.com/esnaf-odasindan-kadin-uyelere-ziyaret.html
https://www.somakaraelmas.com/siddetsiz-bir-toplum-adalet-esitlik-ve-baris-icin-diren-kadin.html
https://www.somakaraelmas.com/kadin-dogum-uzmanimiz-gecici-gorevle-geliyor.html
https://www.somakaraelmas.com/kadin-isciler-topraga-verildi.html
https://www.somakaraelmas.com/somali-kadinlar-ciftciler-gununu-kutlandi.html
https://www.somakaraelmas.com/kesk-kadinlar-gununu-kutladi.html
https://www.somakaraelmas.com/kadinlar-sozlesmeye-sahip-cikiyor.html

Soma Karaelmas Gazetesi

HAYVANLAR EŞYA DEĞİL CANDIR

HAYVANLAR EŞYA DEĞİL CANDIR
1.783 views
12 Nisan 2016 - 8:33

Selam ve sevgilerin en güzelinin siz değerli gönül dostlarımın, ve sosyal medya üzerinden takip ederek yazılarıma destek veren değerli arkadaşlarımın, okuyucularımızın olması dileği ile güzel bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.

Sevgili dostlarım değerli okurlarım, Türkiye’de sokak hayvanları  üzerindeki istemediğimiz şiddet ve işkence ile keyfi öldürülmeleri ne yazık ki arzu etmediğimiz şekilde her geçen gün artmaktadır, bununla ilgili tüm doğa ve hayvan severlerin  arzu ettiği ceza yaptırımı ile bir kanun çıkarılmamıştır. Hâl böyle olunca hayvanlara yönelik yapılan her türlü suç, kanun yetersizliğinden neredeyse cezasız denilebilecek bir şekilde sonuçlanıyor.

Ülkemizde yaşayan birçok vatandaşın, hayvanların belli kanunlar çerçevesinde haklarının korunduğunu düşünse bile, Türkiye gelişmiş ülkelere göre hayvan hakları konusunda yetersiz. İnsan merkezli hukuk anlayışı geldiğimiz bu çağda çoktan terkedilmişken, TBMM’de hayvan haklarına yönelik gerçekçi bir yasa tasarısı bile henüz tartışılmış bile değil.  Yine Hâl böyle olunca birçok hukukçu, hayvanlara yönelik açılan davalarda ne yapacaklarını şaşırıyor ve birçoğu adaletin eksik işleyişinden yakınıyor.

Ülkemizde bir hayvana kötü muamelede bulunmak, en temel hakkı olan yaşam hakkını elinden almak 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendiriliyor ve maalesef 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, Kabahatler Kanununu kapsadığından ortaya bir kısır döngü çıkıyor. Bu durumda Hayvanları Koruma Kanunu hükmünü yitiriyor. Buna göre bir hayvana eziyet ederek canına kasteden kişi hapis cezasıyla yargılanamıyor.

Kabahatler Kanunu gereğince hayvanlara yapılan her türlü haksızlık ancak idari para cezası olabiliyor ve bu para devlet hazinesine aktarılıyor. Yani hayvanın acı çekip devletin bundan para kazandığı bir ülke konumundayız! Mevcut kanunun hayvanları eşya olarak kabul etmesiyle ortaya değişik tutarsızlıklar çıkıyor. Hayvanlar, kanun gereğince mal varlığı statüsüne konulduğundan herhangi bir suçta mal varlığına zarar vermekten dolayı da para cezası alabiliyor.

Fakat kanun sokak ve yabani hayvanların mal varlığının kime ait olduğuna cevap veremiyor. Bu yüzden suçlular yasanın getirmiş olduğu açıklıktan yararlanıp yaptırımla karşılaşamıyor. O zaman sahibi olmayan, yani bir fatura ile alım satım konusu olmayan sahipsiz bir hayvan herhangi kötü muameleye maruz kaldığı zaman, evdeki ya da ahırdaki sahipli hayvandan hukuken farklı muameleye mi tabi olur sorusunun yanıtı “evet” olarak karşımıza çıkıyor.

Ne yapılmalı? Yapılması gereken en mühim şey derneklerin ve eksikliklerin bilincinde olan vatandaşların halkı bilgilendirerek imza kampanyaları, sosyal sorumluluk projeleri, basın yayın organlarını kullanarak kendilerini TBMM’ye duyurmaları, yasaların daha caydırıcı bir hale getirilip en nihayetinde insan odaklı bir hukuk sisteminden uzaklaşmalarını istemeleridir.

Dünyaya tek başımıza sahip olmadığımız hatırlanmalı, hayvan hakları konusunda batılı hukuk modelleri örnek alınmalı, var olan her canlıya saygı duyulan bir sistem kurulmalı, savcı ve hakimlere hak ettiği yetki verilmeli, hapis cezaları uygulanmalı, hayvan sevgisi çocukluk çağından itibaren verilmeli ve okullarda ders olarak okutulmalı, gençliğe yatırım yapılmalıdır. Dünyaya ve içerisinde yaşayan her canlıya saygı duyacak bir nesilin çok daha yenilikçi yasalar çıkaracağından emin olunmalıdır.

Günümüz için hızlı bir çözüm ise, sokakta yaşayan hayvanların yaşam şartlarının iyileştirmesine yönelik harekete geçilmeli ve belediyelerce besleme noktaları oluşturulmalı ve binaların önünde en az bir tane barınmaları için kulübelerin bulundurulması zorunluluğu getirilmeli. Sokakta yaşayan dostlarımızın tıpkı çocuklarımız gibi korunması gerektiği konusunda halkımızı bilinçlendirmeye yönelik eğitici çalışmaların yapılması gerekliliği de unutulmamalıdır.

Biz insanlar onların koruyucularıyız bunu unutmayalım!

Gelecek hafta görüşünceye dek şen ve esen kalın muhabbet ile kalın sevgili dostlarım.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

error: Content is protected !!