beylikdüzü escortfatih escortacıbadem escortanadolu yakası escortaksaray escort

Soma Karaelmas Gazetesi

Eskiden Futbol Oynamak1!

Eskiden Futbol Oynamak1!
1.395 views
24 Mart 2015 - 8:18

Eskiden futbol oynamak çok zordu ama bugüne kıyasla daha mücadeleli, göze hoş gelen bir oyun sergilenirdi.

Benim futbol oynadığım dönemden önce futbol oynamak daha çok zordu, şöyle zordu. (1940- 1970 dönemleri arası)

Öncelikle top, 18 parça hakiki meşinden yapılır, içine memeli lastik şambrel konulur, şişirilir, meme kısmı topun içine itilir, topun ağzı meşin bağcıkla, ayakkabı bağlar gibi bağlanırdı. Yağışlı havalarda, çamurlu toprak sahada, topun ağırlığı artar, kafa vuruşlarında genellikle vuran oyuncu, baş dönmesi geçirir, daha sonra ancak kendine gelirdi.

Sahalar o kadar berbat olurdu ki, kuru havalarda, sert, tamtakır bir hal alır, yağışlı havalarda ise çamur deryası olur ve sahanın bazı bölümlerinde çamur, oyuncunun ayak bileğine kadar yükselirdi.

Sahada yedek oyuncu olmazdı.  11 kişi maça çıkar, kalecilerin sakatlanması durumunda, oyunculardan biri kaleye geçerdi.

Lisans kontrolünde, takım dizilir, elinde lisanslar ile rakip yönetici, tek tek kontrol yapardı ve maçlar öyle başlardı.

O zamanlar, şimdiki gibi maçta oynanmayan zaman ilave edilmez, hakemin saati 90 dakikayı gösterdiğinde bitiş düdüğü çalınırdı. Hatta korner atışlarında top havada iken bile maçlar bitirilirdi.

Maç sırasında kaleciye geri pası yapılırdı, kaleciler rakip oyuncu baskısı gelene kadar ceza alanı içinde topu oyalayabilirdi. Kaleciler bu şekilde maçtan 10-15 dakika çalardı.

Kramponlar ise ayrı bir âlemdi. Çivili kramponların, sert, toprak zeminde çivileri ayakkabının içinde ayakları deler, iltihaplanmaya neden olur, tedavi edilmesi gerekirdi.

Takımlar maçlara malzeme götürürken, mutlaka örs ve çekici de yanlarında bulundururdu ve devre arasında, ayakkabı tamircisi dükkânı gibi soyunma odasında kramponların çivileri çakılır, ayakkabının için gazete kâğıdı ile tampon yapılırdı.

Bir takım futbolcular ise kramponlu ayakkabı alamadıklarından dolayı sahada yalınayak top oynarlardı. (Soma’da örnek; Bomba Ferit)

O zamanları şimdi ki formalar yoktu, kollu fanila arkasına çaputtan forma numarası iliştirilerek maçlara çıkılırdı.

Kalecilerde eldiven gibi koruyucu malzeme yoktu, sadece güneş gözünü almasın diye siperli kep giyerlerdi. Maç başlamadan önce sahaya çıkan takımın futbolcuları arasında meşin yuvarlağı en fazla havaya diken futbolcu seyirci tarafından en iyi futbolcu sayılırdı.

Futbolcu sakatlandığı zaman babasına şuramız sakatlandı diyemezdi, topallasa da fark ettirmemeye çalışırdı.

Maç oynanırken sahada bırakın ambulans, sağlık memuru bile yoktu.

Futbol sahalarında duvar yoktu, açık alanda toprak zeminde maç oynanır, maçı genellikle seyirciler parasız seyreder, bazı önemli maçlarda takım yöneticisinden biri kulübün makbuzunu keserek seyirciler arasından para toplardı.

Futbol oynanan sahada soyunma odası yoktu. Futbolcu kendisine önceden verilen forma ve ayakkabıları ile sahaya gelir, sahanın bir kenarında soyunur, giyinir maça çıkardı. Maçtan sonra banyo yapma imkânı yoktu. Maç bittikten sonra futbolcu saha kenarında bıraktıkları elbiselerini giyer ve doğruca evlerine giderdi.

Sarı kart yoktu, hakemler sözlü uyarı yapar, yeri geldiğinde sözlü olarak oyuncuyu atardı.

Şimdilerde, anlattıklarımızdan eser var mı?

Eskiden futbol daha lezzetliydi, yürekten oynanırdı, çıtkırıldım oyuncular yoktu, sahada kemik sesi çıkaranlar vardı.

Futbol temizdi, seyrine doyum olmazdı.

Takımında top koşturan futbolcuların hepsi aynı şehrin çocuklarıydı. Şimdi ki dışarıdan transfer yapılıp takımda futbolcu oynatılmazdı.

Taraftarlar gönülden selamlaşırdı, büyüğün küçüğüne olan sevgisi, küçüğün büyüğüne olan saygısı, insanlığın aynasıydı.

Herkes kendi düşünü kurar, kendi hayatını  oynardı.

Oynanacak maçların heyecanı daha hafta başında başlardı.

Her takımda 11 delikanlı sahaya dizildiğinde o zamanın ağabeyleri, takımların  ‘‘Amigoları’’ vardı, yürekten seslenirlerdi “bir baba hindi” diye…

Aşkın bedende değil ruhta arandığı zamanlardı.

Şimdi bakıyoruz; Un var, su var, şeker var ama futbolcular helva yapmasını bilemiyorlar.

Bir sonra ki yazımda benim oynadığım 60 lı yılların sonu, 70’li yıllar ve 80’li yılların başı olan futbol döneminden bahsedeceğim.

Bir sonra ki haftada aynı konunun devamında aynı köşede buluşmak üzere saygı ve sevgilerimi sunuyor. Sağlıcakla kalın diyorum.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.Soma kömürü fiyatları

error: Content is protected !!
yeni mp3ler