Soma Karaelmas Gazetesi

‘Bu topraklara Vefa borcum var’
2.013 views
26 Ekim 2020 - 7:29

Türkiye Maden İşçileri Sendikası Soma Şubesi Başkanı Şevket Şahin, Yeni Anadolu’ya verilen saha üzerine güvenlik kulübesi ve bekçi kulübesi kurulduğunu görünce tepki gösterdi. Yangından mal kaçırır gibi hareket edildiğini belirten Şahin ‘ Benim bu topraklara vefa borcum var’dedi.

Şahin ‘Bizim derdimiz emek ve ekmek davası. Kavgamız sahamıza sahip çıkma kavgası’ diyerek Yeni Anadoluya verilen sahalar üzerinde basın açıklaması yaptı. Saha üzerinde video çekerek bunu basın mensupları ile paylaşan Maden İşçileri Sendikası Soma Şubesi Başkanı Şevket Şahin açıklamasında şu sözlere yer verdi;
‘Bizim itirazımız
Peşkeşe’
Yıllardır biz emeğimizle, alınterimizle çalıştık. Kimsenin etlisine sütlüsüne, zararına karına, ona buna karışmadık. Ama maalesef son zamanlarda öyle garip şeyler oluyor ki; Burası A panosu arkamda gördüğünüz yer kömür aynası, altımız kömür, karşımız ve onun üstü kömür. Bu B Termik kömür, Santrale ve Torku’ya giden kömür. Bizim ekmek kaynağımız ve maalesef satamadığımız, stokta yanan kömür. Bir şekilde farklı yerlerin kömürü veriliyor ama maaselef bizim kömür verilemiyor. Bizim itirazımız baştan beri söylüyoruz, peşkeşe. Yıllarca burada çalıştık, kömürü açtık. Kömür bizim ama maalesef alt şirketmiş şu bu ona devrediliyor. Biz Genel Müdürümüz ile de görüştük. Dedik ki; Burada bizim personelimizde var. işçimiz var. Yeni Anadolu’ya devrettiğin alan ile Yeni Anadolu’nun zararını kapatmak, bizim sol cebimizdeki deliği kapatmaksa maksat, Yani zarar eden arkadaşların zararını karşılamaksa biz burada çalışmasını yapalım Yeni Anadolu üzerinden de bu kömür satılsın. Ha TKİ satmış, Ha Yeni Anadolu satmış. Bizim için fark etmiyor.
Soma Kömürleri 301 can verdi, Şehitler verdi, Işıklar Baca’da yanlış bişeyler var, Şlam sahası, kamulaştırın Devletleştirin tarihe geçin işçi arkadaşlarda kamulu olsun dedik. Bunları zamanında çok söyledik. Tüm Sendikalı arkadaşlar da biliyor.
‘Biz azmimiz ile buradayız’
Maalesef bir basın açıklaması yaptık ve yanlış anlaşılmalara sebep oldu. En çok ta bize karşı ürüyenlere baktığımızda da hepsi garip insanlar. Yok özür dile yok şu bu. Bakın; Biz açıklamamızda kimseye çalışmıyor demedik. Bizim işçi ile işimiz olmaz. Ben bu sendikaya 25 sene emek vererek geldim. Birden pat diye gökten zembille, birileri Sendika başkanı şunlar olacak diye gelmedim. 2 defa Kamu’da seçim kazandım. 100 delege banko çıkardım. Biz buraya azmimiz ve çalışmamızla geldik. İşçiye karşı bizi neden yanlış yönlendiriyorsunuz. Bunu anlamıyorum. Bunu en iyi bilenlere sesleniyorum, biz ne dediysek dediğimizin arkasındayız. Gel hepsini sorgula dediğimizde işçiyi de sorgula bizi ayrı tutma. Bunu neden anlamıyorsunuz?
Soma Kömürlerinde şimdi Yeni Anadolu’da çalışan arkadaşlara söylüyorum. TKİ yönetimi diyordu ki; Burda işçi çalışmıyor, Al Çalıştır çalıştırabiliyorsan dedik. Yeni Anadolu aldığı zaman çalıştır, burdan kastımız buydu. Hani işçi çalışmıyor ve üretim yoktu ya, Yeni Anadolu olunca çalıştır, çalıştırabiliyorsan diye kastımız bunaydı.
Bizim hedefimiz yukarılar, bizim işçi ile, sendika ile onunla bununla, kendi kardeş sendikamız ile işimiz olabilir mi? Yok özür dile yok şöyle böyle, Ben zaten yanlış anlayanlardan özür dilerim. Benim derdim buradaki ekmek davası, saha gidiyor, benim açtığım kömür gidiyor. Sanki onlar orada kalacaklar mı? Bu kömür ve saha ile parlatıp, Yeni Anadolu’yu yine birilerine şirket olarak devredecekler. Yarın yine başka bir şirkete geçecekler. Bunlar parlatma harekatı, bu kadar uyanık olamıyor musunuz? Uyanmıyor musunuz? Bizim derdimiz bu.
‘El mi yaman
Bey mi yaman göreceğiz’
Buradan bir mesaj veriyorum. Şu ana kadar biz eylem yapmadık. Burdan TKİ Genel Müdürü’ne de sesleniyorum. Daha yukarılarda bu işi yaptıranlara da sesleniyorum. Biz Ege Linyitleri İşletmesi çalışanları olarak sonuna kadar mücadeleden yanayız. Müzakereler devam ediyor diye birşey yapmadık ama müzakereler bittikten sonra yapacağımız eylemleri göreceksiniz. El mi yaman, Bey mi yaman hep beraber göreceğiz.
‘Neyi kimden kaçırıyorsunuz?’
Yaklaşık 300 bin tonluk dünya kadar saha, burada fakirin fukaranın payı yok mu arkadaşlar. Bu kömür çıkartılana kadar dünya kadar para verdik. Müteahhit çalıştı, biz çalıştık. Şimdi al başka birine ver. Biz bu kömürü neden peşkeş çekiyoruz, neden almıyoruz? Makinalarımız kamyonumuz aşağıda, bizim sıkıntımız ve derdimiz bu. Bugün burayı veren yarın başka yeri de istediği gibi verir. Nasıl bir kanun, nasıl bir adalet. Bir adamın 2 dudağının arasında mı bu işler? TKİ Genel Müdürü verdim, bu işten geri dönüş yok, böyle mi? Yarın Eynez’i verdim dediğinde, Deniş’i verdim dediğinde böyle mi olacak? Böyle bir dünya yok. Özellikle o insanlar, hak , hukuk, adalet diyorsa, Hak’ka, Hukuk’a, Adalet’e önce onlar riayet edecek. Ne diyor Sayın Cumhurbaşkanımız;’ Mücadele etmeden, hiçbir şey olmaz. Herkes mücadele edecek, öyle mama yok’ diyor. Bizde sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ama biz kamu terbiyesinden yana, kamu kültüründen gelen insanlarız. Bizim asla devletle kavgamız olmaz. Ama devleti yanlış yönetenler ile sonuna kadar kavga ederiz. Bunu bilin, Bizim arkamızda işçi olduktan sonra başkaları hiç olmamış, başkaları gelmiş, başkaları gelmemiş,, başkaları destek olmamış hiç bizi bağlamaz. Biz Ege Linyitleri İşletmesindeki işçi arkadaşlarda bu mücadele azmini gördüm. Sonuna kadar da mücadeleden yanayız. Önümüzdeki haftayı da bekleyeceğiz. Müzakereleri bekliyoruz.
‘Bizim derdimiz ekmek’
Getirmişler sanki yangından mal kaçırır gibi buraya Yeni Anadolu’nun bekçi kulübesini koymuşlar. Güvenlik kulübesi koymuşlar. Ağrıma gitti. Kendi sahamda daha bişey yok, böyle görmek ağrıma gitti. Bu kadar terbiyesizlik, bu kadar adaletsizlik, bu kadar aymazlık olmaz. Yazıklar olsun! Neyi kimden kaçırıyorsunuz? Yangından mal mı kaçırıyorsunuz kardeşim! Kimin yani burası, Burada tüyü bitmemiş yetimin hakkı var, bunu bugün savunmazsak ne zaman savunacağız? Yeni Anadolu’da çalışan arkadaşlarımız, bunu kendi üzerlerine alınmasınlar. Bizim hedefimiz ve istikametimiz, bizim söylediğimiz söz belli. Kime söylediğimiz belli. Bizim işçi ile işimiz olmaz. Çıkıp birileri yazıyor, ‘Yok istifa et yok bilmem ne et, özür dile’ Bakın Ben Şevket Şahin’i benim kim olduğumu daha öğrenmediyseniz, iyi okuyun. Oradan buradan işçilikle alakası olmayanlar da bize sallıyor. Yok şu’musun, Yok bu’musun deniyor. Bizim de bir sabır taşımız var. Bizim derdimiz ekmek derdi. Bizim İt’le, Köpekle, Çakallar ile uğraşacak vaktimiz yok. Biz Kurt’uz bunlara da boyun eğmeyiz bunu böyle bilsinler. Bizim sabrımızı hiç kimse sınamasın. Burada benim işyerim gidiyor, benim derdim bu. Ben sendikacılık tarihinde ne yaptığımı mı sana anlatacağım. Ben hesabımı işçime veririm. Çakala ya da ite değil. Bu topraklarda benim çocukluğum geçti, buralar önceden yemyeşil ormanlardı. Ben buradaki Kamu’nun okulunda okudum. İlkokulu burada bitirdim. Babam burada bir emekçiydi. Burada çalıştı, öyle kolay değil. Benim bu topraklara vefa borcum var. Şuandan sonra da ben ite, çakala da, yazıp duranlara da cevap vermeyeceğim. Şu işler bir geçsin, herşeyin bir hesap zamanı var.
‘Bunlara nasıl izin veriyorsunuz?’
Hayatında hiç işçilik görmemiş, hayatında daha doğru düzgün maden görmemiş, Soma kamuoyunda ne oldukları belli olan insanların yazı yazması insanın ağrına gidiyor. Siz kimsiniz? Siz gidin işinize bakın. Ne iş yapıyorsanız gidin o işle uğraşın.
Kimden destek aldıkları belli olmayan gruplar ve sendika var. 40 kişiyi geçmiyor, Amaç Maden işçileri Sendikasını dağıtmak. Biz bunun farkındayız. Durup durup, Sarı sendika, Kırmızı Sendika, farklı farklı sendika haline getirdiler bizi. Durmadan bağırıyorlar. Biz onlara hiç Kırmızı ya da kızıl sendika demedik. Bağırmayız da muhatabımız hiç değil. Ama ben buradan onlara da sesleniyorum. Demokratik ortamda farklı bir sendika kurmuşsunuz. Oraya gönül vermişsiniz. Yapın mücadelenizi, iş emek mücadelesidir beni bağlamaz. Ama her seferinde benim sendikama dönüp dönüp bağırmayın. Sizi kimler destekliyorsa, onlara da söylüyorum. Buradan Sayın Kaymakamımıza, Emniyet Müdürümüze, Valimize de sesleniyorum. Bizim de sabrımızın bir sınırı var. Şubemin önüne gelipte, Hükümet Meydanında gösteri yapıp, Sarı sendika diye durmadan bize doğru bağırıyorlar. Bunlara nasıl izin veriyorsunuz? Demokratik hak aramak, eğer birilerine bulaşmaksa, bizde çıkalım sokağa onların karşısında bizde bulaşalım. Bizde karşılığını verelim. Böyle mi olmalı? Biz bundan yana değiliz. Şu anda işlerimiz var. Bunları bir kenara not ediyoruz. Sarı diyenlerin karşılarına da mutlaka çıkıp, yeri geldiğinde bunların cevabını vereceğiz. Ama benim tek derdim, böyle birşeylerin olmaması. Böyle şeylerden hicap duyuyor ve olmamasını istiyorum. Ama her seferinde de benim şubemin dibinde benim karşımda bağırmaları, beni hem kedere hemde üzüntüye sokuyor. Sayın büyüklerime sesleniyorum, lütfen buna da bir çare bulun. Siz burada herkesin emniyet ve güvenliğini herşeyini sağlamak zorundasınız. Özellikle pandemi durumunda gelipte sarı veya bilmem ne sendika diye bize karşı eylem ve taarruzlarda bulunmalarına engel olmanız lazım. Bu şekilde slogan attırmamanız lazım. Gitsin dağ başında ne sloganı atarsa atsın. Ama Soma’nın göbeğinde beni kötüleyecek, benim sendikamı küçük düşürecek şekilde slogan atamaz. Bir atar, iki atar, herşey sabırla sınırlıdır. Özellikle bize sağdan soldan sataşanlara sesleniyorum, değerli arkadaşlar diye hitap ediyorum. Bizim derdimiz emek ve ekmek davası. Kavgamız sahamıza sahip çıkma kavgası. Mücadelemiz sonuna kadar mücadele, biz eylemde yaparız. Her türlü mücadeleyi de yaparız. Bu uğurda gerekirse ölürüz. Açık ve net söylüyorum. Burada yanlış bir karar var. Burada Sayın TKİ Müdürüne, Sayın Enerji bakanımıza, Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum; Açtığımız kömür, milli servet, Bunu açan TKİ, gel bunu özel sektöre ver, Hangi vicdana hangi yüreğe sığar. Böyle olacak diyorsanız ben başka birşey demiyorum’ diyerek sözlerini bitirdi.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

error: Content is protected !!